Dolar : Alış : 5.6316 / Satış : 5.6417
Euro : Alış : 6.3340 / Satış : 6.3454
HAVA DURUMU
hava durumu

Manisa34°CMevzi Sağanak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 17 Kategoride 206 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

1800’lü Yıllarda Yuntdağlarında Palamut Tarımı

26 Aralık 2018 - 614 kez okunmuş
Ana Sayfa » Eğitim»1800’lü Yıllarda Yuntdağlarında Palamut Tarımı
1800’lü Yıllarda Yuntdağlarında Palamut Tarımı

 

Palamut; meşe (gabec) de denilen ve Ege dolaylarında yetişen bir ağacın meyvesidir. Tırnaklı oluşuyla fındığı andırmaktadır. İçindeki pelit denilen meyveyi hayvanlar iştahla yemektedir ve tadı kestaneye az da olsa benzemektedir. Yuntdağ köylerinin tamamına yakını 19. Yüzyılda palamut tarımını yaygın bir şekilde yapmışlardır. Günümüzde ise palamutu sanayi hammaddesi olarak kullanan sanayi kuruluşları yok olma seviyesine kadar gelmiştir. Palamut, sözlükte kösele imalatında kullanılan kestane benzeri bir çeşit meyve olarak tanımlanmıştır. Bir zamanlar deri tabaklamada kullanılan en önemli hammaddesidir.

Yuntdağının vatana millete nice yiğitler yetiştiren ve dahi sayısız hafızlar yetiştiren Maldan köyünü örneklem olarak ele alırsak. 1845 yılında tutulan Temettuat defterlerinden edindiğimiz bilgilere göre Maldan köyünde 61 hane bulunmaktadır. Ortalama her hanede 5 kişinin yaşadığı baz alındığında o dönem ki toplam köy nüfusunun 305 olduğu görülmektedir. 61 hanenin de palamut arazisi bulunmaktadır. Palamut tarımına 474,5 dönüm arazi ayrılmıştır. Arazinin büyüklüğüne bakıldığında az gibi görülse de yuntdağı köyleri için büyük paya sahiptir. Köylerin büyüklüğüne göre arazi miktarları da paraleldir.

Palamut, dericilikte kullanılmasından dolayı sanayi hammaddesi içinde yer almaktadır. Palamut deriyi pişirmeye yarayan meşe meyvesinin kadehçiğidir. Palamut üretiminin dericilikte kullanıldığından dericiliğin önem kazanmasına paralel gelişme gösterdiği söylenebilir. Özellikle 18. Ve 19. Yüzyıllarda.

Çocukluğumuzda harçlığımızı çıkarmak için palamut toplamaya giderdik. Alınterimizle, çabalayarak kazandığımız ilk kez de çalışmanın karşılığını almaktan mutluluk duyardık. Tabi bizim topladığımız 3-5 kilodan ibaretti; bu işi gelir kalemlerinden biri olarak yapan bir aile bu hasadı Cenap Refik Orkon, Manisa Coğrafyası, adlı kitabında şöyle anlatmaktadır. (Sayfa 40)

‘‘Palamut ağaçtan, silkme usulüyle veya sopalarla yere düşürülür. Açık ve güneşli havalarda harman edilip, iyice kurutulur; çuvallara doldurulur. Palamut toplanması ağustosta başlayıp ekim ayına kadar devam etmektedir. En iyi ve en verimlileri ağustos ayında toplananlardır. Palamutlar, köy depolarından develerle, arabalarla veya trenle İzmir’e ulaştırılır, fındıkları çıkarılır, tırnaklarından ayrılırdı. Bundan sonra palamutlar kurutulur, küflenmemesi için her gün alt üst edilir, iyice kuruyanlar çuvallara doldurulur. Satılmaya hazır hale gelirdi.’’

İlgili Terimler :
SaSoft Media