Dolar : Alış : 5.6316 / Satış : 5.6417
Euro : Alış : 6.3340 / Satış : 6.3454
HAVA DURUMU
hava durumu

Manisa34°CMevzi Sağanak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 17 Kategoride 206 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

ÇOCUKLARIMIZ İÇİN

19 Haziran 2019 - 110 kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»ÇOCUKLARIMIZ İÇİN
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN

Eğitim ve öğretim dönenimin sona ermesi ile birlikte ilköğretim çağındaki çocuklarımızın tatil heyecanı da başlamış oldu. Neden sadece ilköğretim çağından bahse girdiğimi merak ediyorsunuz umarım. Çünkü onlar gelişme ve öğrenme çağının başındalar. Heyecan ve hevesleri çok üst seviyede. O bakımdan onların verimli bir tatil dönemi geçirmelerini arzulayan ebeveynler, çeşitli ortamlarda dile getirilen kursları adeta dillerine dolamış durumdalar. İtiraf etmeliyim, buna bende dâhilim. Verimli bir yaz dönemi nasıl olur üzerinde düşünürken, spor faaliyeti olarak zengin sporu olan yüzmeyi tercihen göz önüne aldım. Zengin sporu diyorum, çünkü parası olan bu sporu yapıyor. Parası olmayan ise bunu eski metotlarla öğrenme hevesine kapılıyor, sonuç ise akşam haberlerinde hazin bir şekilde karşımıza çıkıyor. Birden çocuklarımızla göz göze geliyor tembihler sıralamaya başlıyoruz. ‘Aman evlat görüyorsun değil mi?’ ‘Elektrik çarpar’ ‘arkadaşına güvenme sudan kanaldan, havuzdan uzak dur.’ Hala kulaklarımda, annemin Gediz’e yüzmeye gittiğimi öğrendiği vakit bulunduğu serzenişler… Bu şehrin çocukları yabancı değildir bu serzenişlere. Bizim jenerasyondan bahisle devam edeyim. Gediz’e giderdik. Hem de öyle araçla bisikletle değil. Mesafe tanımaksızın. Kâh koşarak, kâh yürüyerek, at arabalarının verdiği konforun ferahlığını derinlerde hissederek… Şimdiki çocukların, bakkala giderken bile, ailesinin onu pencereden izlerken yüklendiği koruma içgüdüsüne nispet edercesine, habersizce buluşur anlık karar verir ve giderdik yüzmeye. Delilik miydi bilmiyorum ama bu şehrin ekmeğini ve suyunu tatmıştık bir kere.

Tehlikeler atlatıyorduk, ayağımız balçığa saplanıyordu. İplere tutunup ileriye doğru hamleler yapıyorduk. Köprünün altında oluşan girdabı izliyorduk kimi zaman. Kimi zaman çevre köylerden geçen nehrin, televizyonlarda ki gibi olmasa da kumsal görünümlü plajlarını keşfe odaklanıyorduk. Abilerimizden duyuyorduk, balık tutulduğunu. Yine onlardan alıyorduk, yaşımızın kat be kat ağırlığınca uyarıyı. ‘Girmeyin!’

Maziye can vermek bir yana dursun, yüzmeyi biz nehirlerde kanallarda öğrenemedik bir türlü. Öğrendiğimiz sadece, su ile temas edebilmenin verdiği heyecanın keşfi olmuştu. Kız çocuklarımızın ise böyle bir lüksü hiç olmamıştı…

Yıllar geçmiş, pek bir değişiklik olmamıştı. Çocuklarımız yaz mevsiminde serinlemek uğruna hala kanallara, süs havuzlarına, Spil Dağı’nda bulunan şelalelerin su birikintilerine dün olduğu gibi tehlikeyi göz ardı ederek girmeye devam etmektedir. Peki, o günlerden bugüne değişen sadece Gediz nehrinin kirlilik oranını mı? yada azalan su hacmi mi? Hayır. Havuz sayılarımızda ki artışın yanı sıra havuzlarımızda ki kalitede artmış durumda. Eğitmenlerimiz artarak profesyonel anlamda yeterli fiziki ortamlar da eğitimler verilmekte.

Peki kime? Çocuğunuzu yüzme kursuna gönderebilmenin bir aylık bedeli ne ki? Peki, bir ayda kaç gün, kaç saat kurs verilmekte? Bir ay yeterli bir süre mi? Eğer çocuğunuz erkekse futbola yolla diyenleri duyar gibiyim. Ben futbola yollamayacağım bu sene. Mahalle arasında, okul bahçesinde beraber çalışabiliriz hem maliyeti yok. Basketbolu da gençlik parkında

çalıştırıyorum, zaten bu da ücretsiz. Dövüş sporlarını ise şiddete karşıyız diyerek makul bir açıklama ile geçiştirebilirim. Sanırım kafanızda istediğim şablon oluştu.

Peki ya ben yüzme öğrenmek istiyorum derse ne olacak? Yüzme de neymiş mi diyeceğiz. Eskiden havuz mu vardı? Biz Gediz de öğrendik diyerek yönlendirmemiz en yakın nehir kaynağı mı olacak. Ben size ne düşündüğümü söyleyeyim. Yaz döneminde, birçok sosyal faaliyet, etkinlik ücretsiz yapılabilecek nitelikte. Lakin günümüzde ki ebeveyn bakış açısı ile anlatmak gerekirse, yüzme öğrenmek için tek şart, kurs için ayırabileceğiniz paranızın olması. Birden fazla çocuğunuz varsa işin matematiği size düşüyor. Yok, ben zaten yerinde öğretirim bunun için hafta sonları denize götürürüm derseniz bunun matematiği ve fizibilitesi yine size kalmış. İşte bundan mütevellit zengin sporu diyoruz ya…

Ne mi olmalı? Ücretsiz yüzme kursları açılmalı. Bir dönem olduğu gibi okul bahçelerine yetkililerin gözetiminde bulunan su havuzları ve oyun parkları kurulmalı. Yerel yönetimler bu işe el atmalı. Proje üretmeli.

Hülasa, sadece sorunu değil, çözümü de beraberinde sunmaya çalıştık. Halisane bir bakış açısı ile…

Olur mu? Neden olmasın. Yeter ki çocuklarımız mutlu olsun.

İlgili Terimler :
SaSoft Media