Dolar : Alış : 6.0762 / Satış : 6.0872
Euro : Alış : 6.7819 / Satış : 6.7941
HAVA DURUMU
hava durumu

Manisa31°CParçalı Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 17 Kategoride 198 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

ÖKÜZ MEHMET PAŞA

20 Mart 2019 - 159 kez okunmuş
Ana Sayfa » Eğitim»ÖKÜZ MEHMET PAŞA
ÖKÜZ MEHMET PAŞA

Lakap, özellikle kırsal kesimlerde kişiye adının yanında, belirli fiziksel özellikleri, davranışları, tepkileri nedeniyle, başkaları tarafından keyfi olarak takılan isimdir.

Bazı lakaplar kişinin hoşuna gidebilecek tarzdadır fakat çoğu kişi bu konuda şanslı değildir. Bu durum geçmişte benimsendiği için aynı aileden gelen bütün aile fertlerini kapsayan bir isim şeklini alabilmektedir.

Tanzimat döneminde tutulmaya başlanan Temettuât Defterleri’nde vergiye tabi olan her mükellef lakabı varsa lakabıyla kaydedilmiştir. 1844 yılında Manisa’nın Demirci ilçesinde kaydedilen lakapları örneklem olarak ele aldığımızda o dönemde çok ilginç lakapların olduğu tespit edilmiştir.

Bunları kategorilere ayırdığımızda Fiziksel özellik olarak; Akbıyık, Köseoğlan, Bodur, Kalınbacak vs.

Alay içerikli olanlar; Dombay, Cura, Dangıl, Hırhır, Sakarlı, Çakalcı, Cingan, Kafir vs. Ülke isimlerini de lakap olarak kullanan olmuştur; Cezayirli, Mısırlı, Kenyalı.

Bunların yanında renk isimleri, meslek adları, yer isimleri ve hiçbir kategoriye konulamayan lakaplar da bulunmaktadır.

Bazen babasının mesleği, çocuğuna lakap olarak miras kalabilir. Bu durumu, XVII. Başlarında Osmanlı Devlet’inde sadrazamlık yapmış Mehmet Paşa’da görmekteyiz. Bazı kaynaklara göre Mehmet Paşa’nın babası öküz nalbantlığı yapmıştır bu yüzden de babasının mesleği kendisine lakap olarak verilmiştir. Hatta şöyle bir olay rivayet edilmektedir:

Mehmet Paşa’nın komuta ettiği ve İran’a düzenlenen bir seferde, ordu komuta heyeti taarruz planlarını gözden geçirirken taşıma işlerinde kullanılan öküzlerden biri çadır aralığından kafasını uzatıp gözlerini Öküz Mehmet Paşa’ya dikmiş ve böğürmeye başlamış. Paşanın çevresindekiler önce kıs kıs sonra kahkahalarla gülmeye başlamışlar. Zeki ve yetenekli paşa yavaşça yerinden kalkarak öküzün yanına gitmiş ve kulağına bir şeyler söyleyip yerine oturmuş. Komutanlara dönerek şöyle demiş; ‘‘ Bu hayvan bana ne dedi biliyor musunuz? Senin kim olduğunu biliyorum. Bir öküz olarak asilliğinle bunca eşeğin arasında ne işin var? ’’ Bende kendisine, ‘‘ Her eşek sürüsünün başında bir öküz bulunması gerekir.’’ Dedim.’’ Bundan sonra da Mehmet Paşa’nın Öküz lakabı resmiyet kazanır. Hatta Paşa, vakfını bu adla kurar ve vakfiyesini bu adla yazıp imzalar.

1934 yılında soyadı kanunun kabulüyle lakaplara daha az ihtiyaç duyulmuştur. İhtiyaç diyorum çünkü aynı ismi kullanan o kadar çok kişi var ki lakap bu konuda bize yardımcı olmaktadır. Egenin bir köyüne gittiğinizde Yusuf Girgin adlı şahsı arıyorum deseniz. Hangi Yusuf diye bir soruyla karşılaşırsınız. Fakat zamanla sülale ismi haline gelen Doktorlar lakabını başına eklerseniz aradığınız kişiyi daha çabuk bulabilirsiniz.

Kişiler, soyisimleri yüzünden alay konusu oldukları için ya da soyisimleri hiçbir anlam ifade etmediği için soyadlarını değiştirme yoluna başvurmuşlardır.

Soyadımdan dolayı Ortaokul yıllarımda, Ayıboğan lakabını Sosyal Bilgiler öğretmenim Mehmet Türker, takmıştı fakat bu beni rahatsız eden bir durum değildi. Hocam sayesinde Tarih derslerini daha çok sevdim ve bugün tarih öğretmeni olmamdaki etkisi yadsınamaz.

Günümüzde ise lakap, soyadına rağmen kullanılmaktadır. Bundaki maksat daha çok kişiyle alay etmek veyahut kişiyi rencide etmek için kullanılmaktadır. Ancak bu durum dinimizce hoş karşılanmamaktadır.

Nitekim Kur’an-ı kerimde (Ey müminler, bir kısmınız, diğer kısmınızı alaya almasın! Belki de alay edilenler, kendilerinden daha iyidir. Birbirinizi ayıplamayın, kötü lakaplarla çağırmayın! İmandan sonra fâsıklık ne kötüdür![Allah’ın yasak ettiği şeylerden] tevbe etmeyenler ise, zalimlerdir.) [Hucurat 11] ayetiyle bizlere kişilerin onurlarına dokunacak lakaplardan kaçınmamız emredilmiştir.

Saygılar…

İlgili Terimler :
SaSoft Media