Dolar : Alış : 5.6316 / Satış : 5.6417
Euro : Alış : 6.3340 / Satış : 6.3454
HAVA DURUMU
hava durumu

Manisa34°CMevzi Sağanak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 17 Kategoride 206 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

OLMASA DA OLACAK OLANLAR

01 Temmuz 2019 - 45 kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»OLMASA DA OLACAK OLANLAR
OLMASA DA OLACAK OLANLAR

“…Olmasa da olacak olanlar, olmazsa olmazımıza engel midir?” diyor, Serdar Tuncer bir köşe yazısında. Bu cümleyi ilk okuduğumda, mütefekkir edasıyla suratıma yerleşen anlık ciddiyet, eminim kısa süreliğine olsa da sizlere de tesir etmiştir. Kısa bir duraksamanın ardından olmazsa olmazlarınızı düşünmüş, olmasa da olacak olan şeylerle nasılda vakit kaybettiğinizin muhakemesine teslim olmuşsunuzdur.

An olmuş, bir okulun yanından geçerken mazimiz cana gelmiş, özlemlerimizi anımsamışız. An gelmiş, bir şifahanenin bahçesinde gözlerimizle uzaklara dalıp gitmişiz, aksine gelenin dünü unuttuğumuz düşüncesi olduğunu bilerek. Lakin yine de bir sonraki ana ötelemişiz şükretmeyi, hep sonraya daha sonraya. Gün doğmuş, bir kabristanın sessizliği mazimize can vermeye yetmiş ve rahmetle yâd etmişiz sonsuzluğa uğurladıklarımızı, akıllarda ise önceliklerimizi sıralama telaşı ve onca tecrübeye rağmen bunu bir türlü beceremeyişimiz…

Konu derin, mana ise geniş. Aklınızın gereksiz eşyalarla dolu odalarında boş yere vakit kaybetmeden tek bir kelime ile konuyu pekiştirelim. ‘İktifa’ kelime karşılığı yetinme, olduğu kadarını yeterli görme. Kelimemiz gayet sade, basit ve anlaşılır. Bu arada her anlaşılır olanın, basit olmadığının altını çizmek gerek. Neyse ki konumuz bu değil. Üç hece, lakin gücü nispetin de ağır bir kelime. Kimine göre kendi kendini teselli olarak nitelendirilecek bu kavram, kıyaslamalarla hayatımızda oldukça önemli bir yer tutmakta. Öyle ki yeri gelince arabamızın ol(a)mayışını, başımızı sokacak bir evin varlığının yeterliliğine bağlıyor, sosyal çevre darlığını, çok arkadaşım yok lakin beni anlayan bir ailem var söylemleri ile savunuyor, maddi imkânsızlıkları ise olsun böyle huzurluyum böyle de mutluyum diyerek sineye çekebiliyoruz. Gerçek bu mu? Yoksa bunlar ürettiğimiz safiyane mazeretlerimiz mi? Ya da biz yetinmeyi bilenlerden değil miyiz?

Yetinmek, yetinebilmek dahası şükredebilmek. Çok şeyleriniz olmasa da, yokluğun varlığa gebe olduğunu bilmek. Çok şükür, sağlığım yerinde diyebilmenin hazzını yaşayabilmek ve idrak etmek çoğu zaman yet(in)ebilmeyi ve kâfi gelecekleri. Hal böyle olunca fark ediveriyoruz ve türlü gecikmeler yaşasak bile, olmasa da olacak şeylerin yokluğu ile eksiklenmemeyi öğreniyoruz. Gitmesek de bir şey kaybetmeyeceğimiz yere gitmeyerek, duymasak da olacak olan sözü duymayarak, oturmasak da olacak olan o makama oturmayarak, demesek de olacak olan sözü söylemeyerek… Hülasa, İnsanoğlunun yap(a)madığın da eksiklik duymayacağı, aksine zamana bıraktığında doğrusunun bu olduğunu anlayacağı şeyi yapmaması, onu birçok hatadan beri kılacaktır, kılmıştırda. Binaenaleyh, elindeki ile yetinmesi gerektiğini yaşayarak tecrübe edinen birey, hayatın bunu kendisine güzellikle öğrettiğini er ya da geç fark edecektir. Mühim olansa, bizlerin en kısa yoldan bunu idrak etmesidir. Sonuç olarak, ben neye inandığımı söyleyeyim. Etrafınıza şöyle bir bakın, mutluluğun ve huzurun, yetinebilmek ile kanaatkâr olmak ile mutlak bir rabıtası var. Emin olun ki var…

Yetinmeyi bilenlerden olmanız dileği ile.

Dostça kalın…

İlgili Terimler :
SaSoft Media