Dolar : Alış : 5.6316 / Satış : 5.6417
Euro : Alış : 6.3340 / Satış : 6.3454
HAVA DURUMU
hava durumu

Manisa34°CMevzi Sağanak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 17 Kategoride 206 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Selçuk Özdağ ve Kurulacak Yeni Partiler

27 Haziran 2019 - 205 kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»Selçuk Özdağ ve Kurulacak Yeni Partiler
Selçuk Özdağ ve Kurulacak Yeni Partiler

Türkiye’nin bütçesini ve ‘Cumhur’unun (halkının) aklını, alt üst eden yerel seçimler bitti. Herkes koltuğuna oturdu. Keşke… İmamoğlu’nun 31 Mart’ta aldığı sonuç hazmedilse idide; ‘İstanbul cumhuru’ bir daha sandığa gönderilmese idi, devletin bütçesi seçim kazanmak hırsı uğruna çarçur edilmese idi…. 31 Mart seçimlerinde Binali Yıldırım’a 13 bin oy farkı atan Ekrem İmamoğlu’nun seçim başarısını hazmedemeyen iktidar, tekrarladığı 23 Haziran İstanbul seçimlerinde 800 binin üzerinde oy farkı ve ezici bir üstünlükle seçimi kaybetti. ‘Ezici’ diyorum, hakikaten ezici bir fark. Hele ki bir iktidar partisi için. Yüzde 54.03 oranında oy alan Ekrem İmamoğlu, AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım’a yüzde 9 fark attı. Bu seçimler tarihinde, son 35 yılın rekoru demek. 31 Mart’ta 4 milyon 149 bin oy alan Binali Yıldırım, 23 Haziran’da 3 milyon 933 bin oy aldı. 31 Mart seçimlerinde 4 milyon 171 bin oy alan Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran’da 4 milyon 740 bin oy almayı başardı. Kısa keselim bu tablo; yeni Türkiye’de yeni siyasi partilerin kurulmasının elzem olduğunu gösteriyor. Öylede olacak… Zira; 23 Haziran İstanbul seçimini kaybeden AK Parti’nin; kendi içindeki muhalifler sesler yükseltmeye başladı.

*** Bana göre; ‘en iyi ve adaletli hükümet, en az hükümet edendir.’ Ancak şu andaki hükümet, bunun tam zıttı… Mevcut hükümet ve Sayın Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; tüm yetkileri ve yetkilileri avucunun içinde sıkıyor, boğuyor… Tıpkı bir kobra gibi. Boğulan, canı yanan; Cumhur (halk), politikacı, bürokrat, işçi, memur, sanayici, esnaf…vs. Hükümet edenin karnesini kırık notlarla dolduruyor, bütünlemeye bırakıyor, bütünleme sınavına giren hükümeti, yine bir sonraki bütünleme sınavına bırakıyor. Ak Parti’nin düşüşünün sebebi de aslında bu… Siyasi ideoloji değil. Yani; ekonomi, geçim derdi, mutfak, tencere… Vatandaş derdinin, ‘seçim değil, geçim olduğunu’ bir kez daha belletti iktidar edene… Şimdi hükümet eden ve İktidar ‘alttan ders almak zorunda…’ Verebilirse geçecek, veremezse yine kalacak.

*** Tam da bu; karışık, siyasi, ekonomik, askeri, güvenlik, terör ve Türkiye’nin uluslar arası prestiji gündemleri sırasında İki yeni Parti Geliyor! Bunlardan biri; Uluslararası ilişkiler uzmanı, akademisyen büyükelçi, eski Dışişleri Bakanı, eski AK Parti Genel Başkanı ve Eski Başbakan; Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı, hatta kurulma sürecinde son noktaya gelinen siyasi parti…. İsmi henüz açıklanmadı… Diğeri ise; Mühendis, ekonomist, 22., 23., 24. ve 26. Dönem Ak Parti Ankara Milletvekili, 58. ve 59. hükûmetlerde Ekonomiden Sorumlu Eski Devlet Bakanı Ali Babacan’ın; kurulması sürecini tamamladığı konuşulan siyasi parti. O’nun da ismi henüz açıklanmadı… Ali Babacan’ın liderliğinde kurulacak partinin kurmayları; Abdullah Gül, Beşir Atalay, Haşim Kılıç, Sadullah Ergin ve Fehmi Koru. Ali Babacan bu 5’li Komisyonun sözcülüğünü üstlenecek. Aynı parti için; eski Bakanlardan Hüseyin Çelik, Nihat Ergün ve Daron Acemoğlu’nun isimleri de geçiyor. Tabi ki 5 kişilik A Takımı’na yeni eklenecek önemli isimler olacak. Netleşmeden yazmak istemiyorum. Babacan Eylül ayında partiyle ilgili resmi olarak tüm açıklamaları yapacak; yeni partiyi, ismini, tüm kurmaylarını ve tüzüğünü ilan edecek. Eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ise “yeni bir hal lazım” diyerek siyaset gündemine bomba gibi düşürdüğü ‘yeni parti kuracağı’ haberleri, artık söylentiden öteye geçerek icraat aşamasında. Davutoğlu ‘siyasi hareketiyle’ ilgili resmi açıklamayı 30 Haziran’da Yani Pazar günü Elazığ’da düzenlenecek kahvaltı programında yapacak. Parti Eylül ayında ‘resmen kurulmuş’ olacak. Ahmet Davutoğlu’nun Kurmayları arasında ise; AK Parti eski Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, Şamil Tayyar, Abdullah Başçı, Sosyal Medya fenomeni Taha Ün, Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez var. Davutoğlu ekibinin peşinde olduğu asıl isim ise Numan Kurtulmuş. Beşir Atalay ve Hüseyin Çelik’in ismi her iki partide geçiyor ama, Ali Babacan’ın kuracağı partinin 5’li kurmayları arasına dahil olmalarına kesin gözüyle bakılıyor…. Bir başka yeni gündem ise; Ahmet Davutoğlu’nun kuracağı parti ile, Ali Babacan’ın kuracağı partinin tek bir çatı altında birleştirileceği. Hatta Ahmet Davutoğlu bu birleşme konusunda Ali Babacan’a teklif götürdü. Ahmet Davutoğlu’nun, Ali Babacan’a götürdüğü teklif şöyle. “Sen Genel Başkan ol, Abdullah Gül ve ben de senin yardımcın pozisyonunda olalım.” Babacan teklife olumlu yaklaşsa da, Abdullah Gül’ün bu teklifi reddettiği iddia ediliyor. Bunun üzerine Davutoğlu’nun Babacan’a; “O halde sen partiyi kur, Abdullah Gül ve ben destek açıklaması yapalım” önerisini getirdiği, ancak bu teklife de Babacan’ın ekibinde yer alan önemli isimlerden, Beşir Atalay’ın sıcak bakmadığı iddia ediliyor. Kurulması konuşulan her iki yeni partide; kendini merkezde tanımlayanlara, merkez sola, muhafazakâr kesime ve liberallere çatı olmayı hedefliyor.

*** Gelelim Selçuk Özdağ’a… Selçuk Özdağ şu an 61 yaşında. Kırıkkale doğumlu. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Sosyal Bilimler Bölümü ve Manisa Gençlik ve Spor Akademisi’nden mezun oldu. Gazi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalında 1997 yılında yüksek lisansını tamamladı. 2003 yılında doktora eğitimini bitirdi ve 2012 yılında ise Doçent oldu. 1975 senesinde, henüz öğrenciyken gitmeye başladığı Manisa Ülkü Ocakları’nda aktif siyaset ile ilgilenmeye başladı. İlerleyen dönemlerde Büyük Birlik Partisi’nin kurucu ekibinde yer aldı. Bu partide, 17 sene çeşitli mevkilerde görev aldı. Üniversiteyi yeni bitirmiş, henüz 22 yaşında gencecik ama siyasi bilinç olarak, ateş gibi bir delikanlı idi. 12 Eylül darbesi sonrasında ‘MHP’li Ülkücü Kuruluşlar davasından idamla yargılandı. Manisa, Buca, Şirinyer Askeri Cezaevi, Ankara Kapalı Cezaevi’nde, Ulucanlar Cezaevi’nde hapis yattı. Tam 37 gün, insanlık dışı işkence gördü. Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonra, Büyük Birlik Partisi’nden (BBP) ayrıldı. 2011 seçimlerinde Ak Parti’den Manisa Milletvekili olarak seçildi ve bu partideki siyasi hayatına başladı. Selçuk Özdağ’ı çok uzun yıllardan beri tanırım. Dürüst bir insan ve politikacıdır. Hitabeti ‘mükemmel’ diye betimleyebileceğim seviyededir. Biat dayatmasının olduğu Ak Parti’de; milletvekilliği, genel başkan yardımcılığı, AK Parti Genel Merkez Sosyal İşler Başkan Yardımcılığı, Yaşlılar Koordinasyon Merkezi Başkanlığı, MKYK Üyeliği, Sivil Toplum ve Halkla İlişkiler Başkanı, TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyeliği , TBMM Çevre Komisyonu Üyeliği, TBMM Darbeleri İnceleme, Araştırma Komisyonu Üyeliği, TBMM Soma Maden Kazalarını Araştırma Komisyonu Üyeliği, TBMM Türkiye Macaristan ve Türkiye Kostarika Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkan Vekilliği, TBMM Türkiye Özbekistan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanlığı, AK Parti Denizli İli Koordinatör Milletvekilliği, olarak görev yaptığı yıllarda bile doğru bildiğini söylemekte, açıklamakta, yazmakta imtina etmedi. Bu nedenle; hem genel merkezde, hem de seçildiği Manisa’da muhalifleri çok oldu. Hatta milletvekili arkadaşları bile O’na muhalefet oldular, gruplaştılar. O’nu kaba tabirle ‘alt etmenin’ yollarını aradılar. Bazen başarılı oldular, bazen olamadılar. Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu Genel Sekreterliği Keçiören Vakıf Müdürlüğü ve beden eğitimi öğretmenliği yapan Özdağ, Karadeniz Teknik Üniversitesi Fatih Eğitim Fakültesi ile Muğla Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulunda öğretim görevlisi olarak da görev yaptı. Badminton, basketbol, atletizm antrenörlüğü, Boks Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliği ve Kickboks Hakemliği de yaptı. Şu an aynı zamanda; Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Manisa Şube Başkanı, enpolitik.com yazarı. Selçuk Özdağ’ın yayınlanmış 5 adet kitabı ve çok sayıda makalesi de var. Yani bizden, yani aynı zamanda yazar…

*** Yaptığım araştırmaya göre Selçuk Özdağ; Ahmet Davutoğlu’nun başkanlığında kurulacak olan yeni partinin kurmayları arasında. Hem de en üst düzeyde… Ya da kurulacak her iki yeni partinin, tek çatı altında birleşmesinden vücuda gelecek partide… Siyasette değil 24 saat, 1 saatte bile rüzgarın yönü değişebiliyor. O nedenle kesin kanılar belirtmiyorum.

*** Selçuk Özdağ uzun yıllar Ak Parti’de siyaset yapmasına rağmen, hak ettiğini alamayışını hiç şikayet konusu etmedi. Ama şimdi daha farklı bir siyasi yol haritası üzerinden yürüyor. Eskiden sabırsızdı, aklına geleni, bildiğini, belgelediğini ‘uygun zamanıdır, değildir’ düşünmeden hemen açıklardı, başı dertten sıkıntıdan kurtulmazdı. Bu da dürüstlüğünden kaynaklı idi… Şimdi aynı dürüstlükle, daha bilinçli adımlar atıyor. Daha sabırlı ve zamanlama mefhumuna dikkat ederek hareket ediyor. Şimdilerde Selçuk Özdağ twitter ve diğer sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda sürekli uzun yıllar siyaset yaptığı Ak Parti’yi eleştirerek; kendisinin de kurmayları ve kurucu kadrosun da olduğu, yeni siyasi partiyi dantel gibi toplumun beynine işliyor. Yeni bir partinin, Türk siyasetinin yeni çizgisi için gerekliliğini, Ak Parti’nin yaptığı hataları gündemde tutuyor. Seçim sonuçlarına göre İstanbul’dan sonra, Ak Parti’nin düşüşünün diğer illerde de devam edeceğini defalarca hatırlattı Selçuk Özdağ. “Demokrasi kazandı, hukuk kazandı. Türk insanı baskıcı, otokrat yönetim tarz ve söylemlerine razı olmayacağını gösterdi.” “Herkes siyasetini bu yeni eğilime göre belirlemek durumundadır. Türkiye, büyük bir çoğunlukla kamplaştıran, kutuplaştıran, ayrıştıran siyaset biçimini reddetmiştir.” “Türkiye, 50 bin kişinin ölümüne sebep olmuş teröristlerin televizyon ekranlarına çıkarılmasına bu aziz milletin bir cevabı olacaktı oldu da ve o cevabı oyları ile sandıkta vermiştir.” “Bu mesajı herkes iyi anlamalıdır. Eleştirilere kulak vermeli ve özeleştiri yapmak erdemini göstermelidir.” “CHP kazanmadı, AK Parti kaybetti. Vatandaş oylarını sadece yerel yönetimlerdeki beklentileri için kullanmadı. Aslında daha çok tepkilerini, AK Parti siyasetlerinden duyduğu rahatsızlığı, vatandaşa tepeden bakan siyasete itirazını İmamoğlu’nda somutlaştırdı.” Aslında Selçuk Özdağ bu tür cümleleri, bu tür söylemleri yeni yeni dillendirmiyor. Geçmişte, Ak Parti’de siyaset yaparken de sık sık dillendiriyordu bu konuları. Biat dayatması olan kendi partisine bile; ‘sahip olduğum makamlardan alınırım’ korkusuyla pusmadı, kendisini ezdirmeden, dimdik durarak muhalefet etti yıllarca. Zaten bu nedenle ‘Manisa’nın ağabey milletvekilli’ sıfatından men edilmişti. Ak Parti Manisa İl Teşkilatı’nın kutuplaşmasında, Selçuk Özdağcılar… Biatçılar, Tayyipçiler, şucular, bucular…ayrışmasının dillenen ismi oldu. Hiçbir zaman iki yüzlü olmadı. Kalbindeki ve zihnindeki ne ise, dilindeki de ol oldu. Eleştirdi; eleştirildi, dışlandı…

*** Yeni kurulacak parti veya partiler için aynı görüş bakimidir bilmem. Zira tüzüklerini henüz bilmiyorum.  Ama Selçuk Özdağ için görüş bildirebilirim, Zira O’nu iyi tanıyorum.  Diyebilirim ki; Selçuk Özdağ’ın karakterinde bir parça sol tavır var. Hani şu CHP’de olduğu iddia edilen, ama olmayan ‘parti içi demokrasiyi savunuyor Selçuk özdağ. Ama buna zıt olarak da, Ak Parti’de onaylamadığı, yanlış bulduğu ‘parti içi disiplinin’ bazı kurallarını reddeden, liderlik vasfı olan bir politikacı. Ve diyebilirim ki; Aslında Selçuk Özdağ tam olarak, merkez sol siyasetin ete-kemiğe bürünmüş hali. Fırsat eşitliği yoluyla, toplumsal adaletin sağlanabileceği düşüncesini savunuyor. Toplumun varsıl ve yoksul kesimleri arasındaki gelir farkını, en aza indirmeyi, hatta yok etmeyi amaç olarak görüyor. Yani bir anlamda ılımlaştırılmış Liberalizmi de savunuyor Selçuk Özdağ. Bireysel özgürlükleri savunuyor; düşünce, ifade, inanç, ticaret yapma, mülkiyet edinme ve siyaset yapma özgürlüklerinin tam anlamıyla serbest bırakılmasını dillendiriyor. Devletin ekonomiye müdahalesinin sınırlı ve belirlenen yeni şartlarla alt düzeyde olması gerektiğini, devletin, toplumsal ve kültürel yaşamın düzenlenmesinde hiçbir şekilde belirleyici rol üstlenmemesi gerektiğini, bireylerin özgür bırakmasını savunuyor. İthalatı değil, sürekli üretimi ve sanayileşmeyi savunuyor ve salık veriyor. İhracata yönelinilmesinin elzem olduğunu düşünüyor. Birde Ak Parti’nin; “bizden olan iyidir, hoştur, bizden olmayan tü-kaka, Fetöcü’dur, teröristir’ savunması var ya… Ona karşı çıkıyor Selçuk Özdağ.  Hani Demiştim ya yukarda… “en iyi ve adaletli hükümet en az hükümet edendir.” İşte Selçuk Özdağ’da bu görüşü savunuyor. ‘Özgürlük, kişisel haklar, hoşgörü, kurumsal demokrasi ve hukuk yasaları işlesin artık diyor’ Selçuk Özdağ… “Başka ülkelerin ürettiklerine milyonlarca dolar verip, ülkemize getirmeyelim. Onlara kazandırmayalım. Biz üretelim, biz onlara satalım, biz kazanalım, halkımız hayatları boyunca geçim mücadelesi vermesin, biraz nefes alsın, ölmeden sağlıklarında bir nebze keyifli yaşasın” diyor Selçuk Özdağ… Ama bir şey daha diyor… ‘Bu iktidar ve hükümet etme anlayışı ile sittin sene bu iş olmaz’ diyor Selçuk Özdağ… Bende aynı kanıdayım… *** Ve Ahmet Davutoğlu’nun sloganı olan “Ya yeni hal, ya yeni hal” sözleriyle, kurulacak yeni partide; Yavuz Bülent Bâkiler’in; “Yeniden cemre gibi düşmek toprağa Yeniden haram etmek gece gündüz uykuyu Yunus Emre gibi atsız-pusatsız Yeniden fethetmek Anadolu’yu.” dizeleriyle, yeni bir mücadeleye başladığını da twitterdan ilan ediyor Selçuk Özdağ…

*** Selçuk Özdağ siyasi ahlak sahibi bir görev adamıdır arkadaş. Kusursuz ifade ve konuşma yeteneği, siyasi donanımı ve Türkiye’de bilinirliği ile yeni kurulacak partiye artı değer katacağını, hatta yeni kurulacak partiye yapılacak sert muhalefetin, partinin büyümesini ve gelişmesini engelleyecek siyasi manevraların kalkanı olacağını düşünüyorum. Selçuk Özdağ’ı 30 Haziran’dan sonra TV ekranlarında, gazetelerin ve internet haber sitlerinin manşetlerinde, sosyal medyada daha sık göreceksiniz. O’nu iyi tanıdığım ve haksız muhalefete göstereceği refleksleri iyi bildiğimden söylüyorum ki; Selçuk Özdağ yeni kurulacak partinin sözcüsü, ekran yüzü ve Ak Parti başta olmak üzere, muhalefetin oklarını fırlattığı hedef tahtası olacaktır. Kurulacak yeni partiye kalkan, Türkiye’nin her bir bucağını gezerek bıkmadan-usanmadan partisini kelime kelime anlatacak, tanıtacak ‘öncü birliğin başı’ olacaktır.

*** Zor iş vesselam… Allah kolaylık versin. Ancak ben Selçuk Özdağ’ın bu bahsettiğim görevleri yapabilecek tek kişi olduğunu düşünüyorum. Neden mi? Ak Parti’de siyaset yaptığı sırada, kendi partisinin ve bazı milletvekili arkadaşlarının oyunlarına bile göğüs germiş, ‘Onlara rağmen’ işini iyi yapmış bir politikacı; alenileşmiş bir siyasi yapıyı, “Ooo haydi haydi” şahlandırır… O’nun için bu iş ‘çıt çıt, çekirdek çitleme’ gibi.

İlgili Terimler :
SaSoft Media