Dolar : Alış : 5.6316 / Satış : 5.6417
Euro : Alış : 6.3340 / Satış : 6.3454
HAVA DURUMU
hava durumu

Manisa34°CMevzi Sağanak

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 17 Kategoride 206 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

YUNTDAĞ MİMARİ YAPISI

05 Ocak 2019 - 272 kez okunmuş
Ana Sayfa » Genel»YUNTDAĞ MİMARİ YAPISI
YUNTDAĞ MİMARİ YAPISI

 

Yuntdağ çevresindeki köylerin büyük bir bölümü yüksek platolar üzerine kurulmuştur. (Davutlar, Ortaköy, Recepli) Sokaklar genellikle dar, evler birbirine bitişik ve evlerin kapısı sokağa açılmaktadır. Avlusu bulunan evlerin de avlu kapısı sokağa bakmaktadır. Duvarlarla çevrili avluya halk ‘’Kesik’’ demektedir. Evden biraz uzakta, küçük, etrafı duvarla çevrili arsalara da kesik denmektedir.

Yuntdağ bölgesindeki evlerde tarihlendirme pek yoktur lakin 1940-1950 yılları arasında yapılan evlerde tarihlendirme görülmektedir. Yapı malzemesi olarak tabi ki taş kullanılmıştır. Etrafta o kadar taş var ki bunu yapıda kullanmamak doğaya aykırılık olur. Ahşaptan yapılsa sanırım bina kışı çıkaramaz. Çünkü o kadar rüzgarlıdır ki bazen rüzgara karşı yürümek çok güçtür.

Yuntdağlılar ahşabı kapı, dolap, sergen, raf (ıraf)… olarak kullanmışlardır. Yuntdağ çevresindeki yapıların temelleri bulunduğu arazinin yapısına göre farklılık arz etmektedir. Temel büyük ve düzgün taşlarla örülür. (Eskiden bu taşlar, etrafta tarihe karışan, bir çok köy bulunmaktadır bu köylerdeki yıkılan evlerin duvarlarında ki düzgün ve büyük olanları kullanılmak için getirilirmiş. Rahmetli Müttalip Tekeli anlatırdı ‘‘eşşeğe taa Sivri dağından iki tane taş yükleyip gelirdim’’ derdi kendi evinin yapılışını anlatırken).

İsim vermede Türkler üzerine yoktur Yuntdağında her göletin, her tepenin bir ismi vardır hatta bazı kayalara bile isim verilmiştir. Örneğin: Zıngıldak kaya: Kaya hareket ettiği için edebiyatçılar bilir kelimenin kökenini)

Evin dışı genelde sıvasız halde bırakılır. Evin içi beyaz kireç ile badana yapılır. Duvarların inşası bittikten sonra halk arasında Mertek denilen ağaçlar enlemesine yerleştirilir. Aralarındaki boşlukları doldurmak içinde daha küçük odunlar yerleştirilir. Evin içine toprak dökülmesini önlemek için ise Hayıt denilen bitki yerleştirilir ve üzerine toprak atılırdı. ‘‘Geren’’ ismi verilen toprak yapısı itibarıyla yağlı olduğundan suyu geçirmez. Damın üzerine ‘’Yuvarlak Taş’’ denilen taşla toprak sıklaştırılır. Su akıntı yapınca Babamın anlattığına göre dedem babama ‘’damın üstünü yuvarla gel’’ dermiş.

Evlerin saçakları ‘’Gıygın’’ denilen yassı düzgün taşlarla örülür suyun akışını sağlamak içinde hafif aşağıya doğru meyil verilir. Suyun evin duvarına akışını önlemek için de ‘’çöklenbik’’ yerleştirilir. Büyük odanın arkasına küçücük banyo yerleştirilmiştir. (kollarımız duvara çarpardı) Dolap, yüklük ve banyo birbirine bitişiktir. Odanın birinde ‘’Bacalık’’ bulunurdu.

Evin girişinde ahşaptan yapılan desenli çanaklık veya sergen diye adlandırılan mutfak eşyalarının konulduğu yer bulunmaktadır. Bu ahşap yapılar kapı, sergen, yüklük öyle sıradan görünümlü değildi; her birinde değişik figürler bulunmaktaydı. Muhtemeldir ki Yuntdağında ahşap işiyle meşgul olan bir kaç kişi o dönemde bulunmaktaydı. Şu ayrıntıyı söylemeden geçemeyeceğim, eve misafir geldiğinde kapıya yakın yatırılırmış çünkü dışarı çıkması kolay olsun diye. Bu arada hiçbir evin içinde tuvalet yer almazdı. Öyle yağmurda, karda dışarı çıkmak şart.

Günümüzde bu evlere rastlamak biraz zor, olanlarda harap haldedir. Gerekli mi derseniz gereksiz lakin bundan yüz yıl sonrası gelecek neslin atalarının ne şartlarda yaşadığını bilmesi ve kültür aktarımı açısından önemli. Keşke her köyde eski yapıların restore edilmiş bir hali bulunsa. Bu yapılar Köy müzesi olarak içine eskiden kullanılan halı, kilim, çıkrık, heybe, tarım aletleri vs. konularak kullanıma açılabilir. Böylelikle öğrencilerde tarih bilincinin küçük yaşlardan itibaren oluşmasına katkı sağlayabilir.

İlgili Terimler :
SaSoft Media